Ana içeriğe atla

PAPATYALAR - MERVE SELAM


Papatyanın yapraklarındaydı umutlarımız;
O kadar ürkek,
O kadar narin...
Kelebeklerin ömrü kadarmış nefesimiz;
Almaya gücümüz yetmedi.
Dilek taşlarıyla tutulduk denize
Boğulacağımızı hesaba katmadık.

Ağaçlara rengarenk mendiller bağladık,
Soldu yüreğimiz dalından,
Son umutlarımız da tükendi,
Kırgınlıklarımıza sarılırken...
Sessizdi gözyaşlarımız;
Sol yanımızdaki boşluğa akarken
Dillerimiz mahkûmdu.

Bin ah ile
Suskunluğa sevdalanmıştık çoktan..



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ACININ ‘İNCE DOKUNUŞU’ - YASEMİN ARIK

Birçok akademik çalışma üst üste gelince, bir evi sıtır edebilecek duvar niteliğindeki devasa bir kütüphanenin de meydana geldiği söylenebilir. Bununla beraber birçok  TV programının da hassas konularda farkındalık yaratmak için üstün çabalar gösterdiklerine şahit olunur. Peki bunlar, amaçlanan hedefe ulaşmakta başarılı olabiliyorlar mı? Eğer bu sorunun cevabı ‘evet’ ise, neden -hiç durmadan kanayan- yaralarımız hâlâ kanamaya devam ediyor? Çünkü önemli bir şeyi atlıyoruz. Bütün bu bilgi yüklü anlatımların gücü ile katedemediğimiz mesafe, birbirine pek yabancı fakat bir o kadar da birbirine yakışan yürekli iki kelime ile çözümlenebilir. Bu durumu isterseniz Uçurtma Avcısı’nda geçen şu iki kelimelik söz dizisi ile örneklendirelim: ‘genetik piyango’.  Bizler yanılıyoruz. Nefes alıp vermekte iken ısrarcı bir acıyı, gerçekliğin bütün cilvesini kullandığımız vakitlerde, çözümlenmiş şekilde aşikâr ettiğimizi sanıyoruz. İşte bu durum, ‘acının ince kederini’ yansıtmakta eksik ka...