‘ İnsan insanın kurdu değil, insan kendi kendisinin kurdudur ’ tezinin doğruluğunu Zweig ile tartışırken, bu tezini doğrulamak için bana kendi kitabını -Amok Koşucularını- verdi. Kitapta, bir doktorun kendinde yükümlü gördüğü ‘ herkese koşulsuz yardım etme ’ sorumluluğunu yapmak ile yapmamak arasında kalarak nasıl bir sanrıya tutulduğunu ve bir sırı korumak için kendi içinde vermiş olduğu savaşları anlatmaktadır. Lâkin bizim değineceğimiz nokta burası değildir. Biz yönümüzü, aynı zamanda kitaptaki olay ile de bağlantısı olan ‘Amok Koşucuları’ metaforuna çevirmek istiyoruz. Kitapta yer alan Amok Koşucusu bir hastalıktır. Bir yok oluş hastalığı yani insanın kendi kendisinin kurdu olduğu bir hastalık. Amok Koşuculuğu hastalığı, Ekvator ikliminin ağırlıklı olduğu Malezya ve Endonezya gibi bölgelerde görülür. İklimsel bunalım sonucu, sinir krizlerine giren insanın, hiç durmadan yorulmadan koşmaya başlamasıyla önüne çıkan bütün engelleri yıkarak devamlı olarak koşması, ancak birinin kendi...
Edebiyat, Fikir, Psikoloji, Sinema ''İnsan; çelişkiler fırtınasının bir garip yolcusu.''