Kelimelerin insan yaşantısındaki boşlukları dolduran, duyguları filizlendiren, kimi zaman solduran, kimi zaman aksiyona sürükleyen mizacı vardır. -İşte bu yönden- kelimeler dilden, sebepsiz ve tesirsiz çıkmaz. “ Dil gönlün, gönül ruhun, ruh da insanın hakikatinin aynasıdır ” der Hz. Hüseyin. Bu açıdan dil, bireyin karakterini oluşturan yapıtaşlarından en önemlisidir. Her kavramın/kelimenin bir açıklaması ve duhülü vardır. Fıçı içinde neyi barındırıyorsa dışına sızan da odur. Kelimeler tek başına ortaya çıkmaz. Köken; kelimenin ve eylemin kendisini verir. Kelimeler kökenlerine göre araştırılıp, manaları ile analiz edilir. Halk ağzıyla zamanla değişen, kökeninden farklı manaya yönlenen kelimeler de bulunur. “ Galatı meşhur lugatı fasihten evladır ” sözü buna işaret eder. Deyişe örnek, pişmaniyedir. Pişmaniye kelimesinin aslı peşmine olup Farsça kökenlidir. Yünlü anlamına gelir. Tel tel olan bu tatlı, yüne benzetildiği için bu ad verilmiştir. Ancak, halk arasında ‘...
Edebiyat, Fikir, Psikoloji, Sinema ''İnsan; çelişkiler fırtınasının bir garip yolcusu.''