Ana içeriğe atla

EY SEVGİLİ - FARUK SARIKAVAK


Ey sevgili! Gittiğin yerler buralara çok mu ırak?
Sen buradan gittin gideli bütün vadilerim kurak...

Ben senin yolunda yorulmak bilmeyen bir seyyah.
Ama yollarım, gecelerim kapkaranlık ve siyah...

Kaybettim şimdi denizinde yüzdürdüğüm sallarımı.
Terketmek zor geliyor alıştığım kumsallarımı...

Kabul eder misin ümmetini adadığı adaklarından.
Hepimiz muhtacız şimdi çıkacak bir söze dudaklarından...

Ey sevgili! Bitsin artık bu hasret sonsuzluk uykundan uyan.
Hor görme bizi ne olur, sensin feryadımızı duyan...

Şahit olamadık belki ayı iki böldüğün anına.
Elbette biz sırrına eremeyiz mucizelerinin nihanına...

Ey sevgili! Görebilseydin bugün ümmetindeki yarışı.
Belki o zaman aşardı ettiğimiz tüm dualar arşı...

Bir kere değseydi keşke o mübarek elin elime.
İnşallah seninle çıkar ağzımızdan ölürken o ilahi kelime...




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ESER İNCELEMESİ: HALİDE EDİP ADIVAR / ÇARESAZ - MÜZDELİFE YILMAZ

KONU “İMAM NİKÂH VE RESMİ NİKÂH”  Çaresaz, Milli Mücadele’nin önemli isimlerinden ve edebiyatçılarından Halide Edip Adıvar eseridir. Türkiye çağdaşlaşma sürecinin 1961’li yıllarında ele alınır. Adıvar, İstanbul hayatında yaşananları kısa roman şeklinde sunar. Herkesin bildiği gibi Adıvar, Milli Mücadele dönemi kahramanı ve yazarıdır. Ama bu eserde, kendi kabuğunda kavrulduğu İstanbul hayatı görülür.   Eserin İçeriği; Romanın   başkahramanı   olan Mediha; daha küçük yaşta iken annesini kaybeder ve 5-6 yaşlarına kadar evin hizmetçisi tarafından büyütülür. Babası, Sultan II. Abdülhamid’in kilercibaşı kadrosundan Selim Bey’dir ve Sultan’ın tahttan indirilmesiyle görevinden ihraç edilir. Eşini ve işini kaybeden Selim Bey -kendi sonunu hazırlayacak- içkiye başlar. Mediha işe yakın komşuları olan Nikolakiler’in de yardımıyla bir süre sonra yatağa düşen ve vefat edecek olan babasına bakar. Anneden sonra baba ölümüne de şahit olan Mediha, çok çalışır ve Üsküdar Ko...

AZİZ İSTANBUL - MERVECAN ORAK

AŞIK; Bir gözyaşına dalıyor insan; Gözyaşı 'his' diyarlı! Ve kaygılı umudunun Dört yanı denize sitemli Bir tarafı hırçın, diğer tarafı zarif .. Ve bir şeyler anlatır gibi: Galata masum, Kızkulesi tarafsız. Beyoğlu sırra kalem basmış  Aziz İstanbul.. Biriktirdiğin acıları, sıralı yolculuğa savurdun Bir yanın suskun Bir daha asla yaşamayacağın; struma Özlemi teğet geçerken, Aziz İstanbul.. Hep seni sevmeyenleri severek, Hep seni sevenin gözlerinden, Kalabalıklara kucak açarak, Somut savaşların, soyut aşklarına şahit oldun.. Senin ruhunun derinliklerine özlem.. Ah aziz İstanbul. . Kucak açtığın yalnızlığıma, sen tutkusu... İSTANBUL; Yüzümü astığım soğuk denizlere, Sayılı sandal biriktirdim, Çarptıkça içimdeki kayalıklara. Anladıkça deli siyahım; Masum akını. Bir ölümü koklamakta gerekir bazen. Sanki ölüm kötü kokabilirmiş gibi.. Ah! Evladım Kızkulesi;  Tarafsız aşkını hapsettiği yosunlara Bir bir şahidim.. Str...