Ana içeriğe atla

BEN - APOKRATES



Ben Âdem’in içinde bir gizim.
Ben en onulmaz en bulunmaz bir şifayım,
Yaprağın ucunda ha düştü düşecek olan çiğ.
Benim zalimin içindeki en büyük keşkenin sebebi benim.
Şairin şiirlerinde durakladığı mısra benim.
Ben Meryem’in kanatlarının rengi.
Ben İsa’nın yeniden dirilttiği ölüyüm, 
Kudüs’ün içinde sessizce inleyen benim.
Ben mabetlerin köşe duvarı mabetlerin şerefesiyim.
Okyanusların dibinde gözü kapalı balık.
Ben Musa’nın elinde bir canavara dönüşen asayım.
Ben Zekeriya’nın gizlendiği ağacın kovuğu.
Ben Nuh’u sular üzerinde gezdiren gemiyim.
Ben Barbaros Hayrettin’in sakallarından fışkıran duayım.
Ben Fatih’in denize sürdüğü hırçın at.
Yavuz Sultan Selim Hân'ın bıyığının burmasıyım.
Ben Nemrud dağının sabah serin yeli.
Ben Arabi çöllerinin dayanılmaz susuzluğu.
Ben demircinin yorgunlukla indirdiği demir.
Ben huzurun rahatlığa baş koyduğu yastık.
Ben sağır.
Ben dilsiz.
Ben ağma.
Ben ve ben
Sen kimsin?




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ESER İNCELEMESİ: HALİDE EDİP ADIVAR / ÇARESAZ - MÜZDELİFE YILMAZ

KONU “İMAM NİKÂH VE RESMİ NİKÂH”  Çaresaz, Milli Mücadele’nin önemli isimlerinden ve edebiyatçılarından Halide Edip Adıvar eseridir. Türkiye çağdaşlaşma sürecinin 1961’li yıllarında ele alınır. Adıvar, İstanbul hayatında yaşananları kısa roman şeklinde sunar. Herkesin bildiği gibi Adıvar, Milli Mücadele dönemi kahramanı ve yazarıdır. Ama bu eserde, kendi kabuğunda kavrulduğu İstanbul hayatı görülür.   Eserin İçeriği; Romanın   başkahramanı   olan Mediha; daha küçük yaşta iken annesini kaybeder ve 5-6 yaşlarına kadar evin hizmetçisi tarafından büyütülür. Babası, Sultan II. Abdülhamid’in kilercibaşı kadrosundan Selim Bey’dir ve Sultan’ın tahttan indirilmesiyle görevinden ihraç edilir. Eşini ve işini kaybeden Selim Bey -kendi sonunu hazırlayacak- içkiye başlar. Mediha işe yakın komşuları olan Nikolakiler’in de yardımıyla bir süre sonra yatağa düşen ve vefat edecek olan babasına bakar. Anneden sonra baba ölümüne de şahit olan Mediha, çok çalışır ve Üsküdar Ko...

AZİZ İSTANBUL - MERVECAN ORAK

AŞIK; Bir gözyaşına dalıyor insan; Gözyaşı 'his' diyarlı! Ve kaygılı umudunun Dört yanı denize sitemli Bir tarafı hırçın, diğer tarafı zarif .. Ve bir şeyler anlatır gibi: Galata masum, Kızkulesi tarafsız. Beyoğlu sırra kalem basmış  Aziz İstanbul.. Biriktirdiğin acıları, sıralı yolculuğa savurdun Bir yanın suskun Bir daha asla yaşamayacağın; struma Özlemi teğet geçerken, Aziz İstanbul.. Hep seni sevmeyenleri severek, Hep seni sevenin gözlerinden, Kalabalıklara kucak açarak, Somut savaşların, soyut aşklarına şahit oldun.. Senin ruhunun derinliklerine özlem.. Ah aziz İstanbul. . Kucak açtığın yalnızlığıma, sen tutkusu... İSTANBUL; Yüzümü astığım soğuk denizlere, Sayılı sandal biriktirdim, Çarptıkça içimdeki kayalıklara. Anladıkça deli siyahım; Masum akını. Bir ölümü koklamakta gerekir bazen. Sanki ölüm kötü kokabilirmiş gibi.. Ah! Evladım Kızkulesi;  Tarafsız aşkını hapsettiği yosunlara Bir bir şahidim.. Str...