Ana içeriğe atla

KALABALIK - MAHMUT KARAHAN


Bir daha geçiyordu,
Ürkek adımlarıyla gecelerimden.
Bir olay örgüsünün,
İçerisindeydim sanki yine.
Sokak lambalarının altında,
Kaldırım taşlarını yalnızlıktan kurtardığını,
İnceden bir sızıya benzeyen saçlarının,
Gözlerini kapattığını söylemeliydim.
Ellerine dokunamazdım belki ama,
Kalbine misafir olmak istediğimi,
Yağmur damlaları camlara olan öfkesini hissettirirken,
Hissettirmeliydim.
Hem sonra,
Elleri de üşüyor gibiydi.
İçinin ayazında yaşıyordu hayatını.
Saçları caddeler kadar ıslak,
Göz altları,
Uykuyu özleyecek kadar bitap..
Bitsin istiyordu sanki bazı şeyler,
Gitmeler..
Gittiği yerlerdeki bitmeyen geceler.
Hasta olmak üzereydi.
Ceketimi versem,
Alır mıydı?
Yoksa,
Üşümediğine dair bir yalan uydurup
Bizi yalnızlığından savar mıydı ?
Cesaretimi toplamalıydım.
Pardon,
Bakar mısınız?
Ceketim düşlerim kadar omuzlarımda ağırlık,
Alır mısınız?
Düşleriniz size kalsın bayım,
Benim düşlerim
Zaten yeterince kalabalık.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SAINT EXUPÉRY: PRENS’İN BÜYÜK KALBİ

Antoine de Saint-Exupéry’yi hayallerinde canlandırmak isteyenlerin; onu, Ain eyaletinin Saint-Maurice-de-Remens’deki baba malikânesinde, etrafı kolaçan etmekten memnun, dünyayı hayranlıkla keşfeden,  Küçük Prens  adlı kitabındaki sarı, kıvırcık saçlı çocuk olarak göz önüne getirmeleri gerektir. Hayal kurmaktan hoşlanan bir tabiatı vardı. Eğitimin, çalışmanın baskısını kabul eden bir özgürlüğe gönül vermiştir. İlk şiirlerini yeniyetmelik çağına girer girmez yazmaya başladı; bir evren yarattı kendine göre. Daha o yaşlarda, boş zamanlarının bir kısmını, örneğin yelkenli bisiklet gibi yeni nakil araçları icat etmeye ayırıyordu.  Ergenlik çağına girince, meziyetleriyle övünen, kendisini dev aynasında gören -büyük bir adam- olarak değil düşünce olgunluğuna vaktinden önce eren bir yeniyetme olarak görünür. Hem heyecanlı hem tedbirli, hem sert hem yufka yürekli davranmasını bildi. İri yapılıydı; boyu bir metre seksen dört santimdi. Geniş omuzlarının arasında kocaman, hemen h...