Ana içeriğe atla

BU BİR ROMAN DEĞİL GÜLÜM - SAMİ MERCİMEK


Gökyüzündeki bulutun boyası
Yeryüzünün griliğinden.
En naif çiçeğin kokusu
Baharın kışa gebeliğinden.
Her kanatlının konuşu,
Bir uçuşun nihayetinden.
Yaşam bir roman değil gülüm,
Sevda kanayan yaralar,
Doğmaz öyle kendiliğinden.

Gözlerinde bir siyah deniz,
Işığı boyuna yutan,
Işığa anlam katan,
Bir öte deniz var.
Farkı yok ama bir başka gözün etinden,
Bu bir roman değil gülüm,
Özün de olan ışık parlar,
Bu siyah gözlünün gözünden.

Ellerinde bir yağmur duası kazılı,
Semaya durulanmış ellerinden,
Dökülüyor hüznün her damlası,
Ama karıncanın yuvasına dolan da acıdır,
Yağmurun her zerresinden,
Bu bir roman değil gülüm,
Sevmek arafında diriliyoruz hepimiz yeniden.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İSİMSİZ DURAK: SAMAN ÇÖPLERİ - MÜZDELİFE YILMAZ

Kaç kişi bilir  Saman Çöpleri ’nin hikâyesini? Kaç kişi okumuştur, dinlemiştir ya da duymuştur? Sesler hafızamızda bir süre sonra unutulur belki, ama anlatılanların unutulması zaman alabilir. Bende ne zaman ve nerede dinlediğimi hatırlayamadığım bu hikâyeyi -belki bir bakış açısıdır kestiremedim- sizlerle paylaşacağım; “Harmanda arpa, buğday, çavdar biçilmiş, mal sahibinin ihtiyacı olan sap/saman toplanmış ve geriye artık çöp diyebileceğimiz samanlar kalmıştır: Saman Çöpleri. Harmandan geriye kalan Saman Çöpleri’nin her biri bir yaz gününün hafif esen ılık rüzgârında oradan oraya savrulup durmuştur. Kimi Saman Çöpleri toza toprağa karışıp yoğrulurken kimi Saman Çöpleri de kendilerini su üzerinde bulmuştur. Su, boyuna akıp giderken, üzerinde Saman Çöpleri’nin de sayısı artmıştır. Artmıştır artmasına ancak bu artışın getirdiği birlik/kalabalıklık onları her zaman birlik içerisinde ve oldukları yerde tutamamıştır. Kimi Saman Çöpleri akan suyun üzerinde yüzmüş, kimi Saman Çöpleri...