Ana içeriğe atla

İÇİMDEKİ YAĞMUR - SULTAN ÇAYIR


Yağmur silebilir miydi içimizdeki kötülüğü?
Ve ne yapsak geçmeyen kırgınlığımızı?
Alıp götürür müydü beraberinde getirdiği damlarla?
Çamuru temizlediği gibi içimizi de temizler miydi?

Aslında her şeyi silerdi belki “bir damla”;
Bir kötülüğü, bir kusuru, bir kederi, bir üzüntüyü...
Belki de tek gereken yağmuru içimize yağdırmaktı,
Öyle çözümlenecekti tüm sırlar!

Evet inanmalı insan “her şeyi yapabileceğine”;
İsterse silmeyi isterse yeniden inşa etmeyi.
Ve yapabileceği en iyi şeydir O:
İçindeki kötülüğü silmeyi bilmeli...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ACININ ‘İNCE DOKUNUŞU’ - YASEMİN ARIK

Birçok akademik çalışma üst üste gelince, bir evi sıtır edebilecek duvar niteliğindeki devasa bir kütüphanenin de meydana geldiği söylenebilir. Bununla beraber birçok  TV programının da hassas konularda farkındalık yaratmak için üstün çabalar gösterdiklerine şahit olunur. Peki bunlar, amaçlanan hedefe ulaşmakta başarılı olabiliyorlar mı? Eğer bu sorunun cevabı ‘evet’ ise, neden -hiç durmadan kanayan- yaralarımız hâlâ kanamaya devam ediyor? Çünkü önemli bir şeyi atlıyoruz. Bütün bu bilgi yüklü anlatımların gücü ile katedemediğimiz mesafe, birbirine pek yabancı fakat bir o kadar da birbirine yakışan yürekli iki kelime ile çözümlenebilir. Bu durumu isterseniz Uçurtma Avcısı’nda geçen şu iki kelimelik söz dizisi ile örneklendirelim: ‘genetik piyango’.  Bizler yanılıyoruz. Nefes alıp vermekte iken ısrarcı bir acıyı, gerçekliğin bütün cilvesini kullandığımız vakitlerde, çözümlenmiş şekilde aşikâr ettiğimizi sanıyoruz. İşte bu durum, ‘acının ince kederini’ yansıtmakta eksik ka...