Ana içeriğe atla

DÜREFŞAN - SAMİ MERCİMEK


Çok il göçtüm uzağında,
El olmağa,
Uçmağa vardım dürefşan,
Tespihimin sağrısına,
Adın dedim,
Her baş parmağıma dolandığında adın,
Gözüm göğe değdi dürefşan.

Sazın ince telleri hep ahuzar,
Bu kalbin ağrısı hep aynı yar,
Çiçekler açar,
Canlar akar,
Gidenler döndüğüne bakar,
Bana incilerini attığın an,
Gökler yüzümü kime yazar,
Bir sen bilirsin dürefşan.

Kurudur ayazın baharın,
Kurudur feryadın figanın,
Bana, uçan kuşların,
Yola düşen abdalın,
Sağ yanında seni taşıyan,
Bu hamalın,
Yükünü sen söyle,
Hafifliğimi sen bilirsin dürefşan.

Bir kınalı el,
Bir edalı bakış,
Bunlara mıdır yalvarış,
Bende ki bana uzanış,
Hakkın indinde olmaya varış,
Uzağında, kışında, yazında,
Sana el olmam değil midir dürefşan...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SAINT EXUPÉRY: PRENS’İN BÜYÜK KALBİ

Antoine de Saint-Exupéry’yi hayallerinde canlandırmak isteyenlerin; onu, Ain eyaletinin Saint-Maurice-de-Remens’deki baba malikânesinde, etrafı kolaçan etmekten memnun, dünyayı hayranlıkla keşfeden,  Küçük Prens  adlı kitabındaki sarı, kıvırcık saçlı çocuk olarak göz önüne getirmeleri gerektir. Hayal kurmaktan hoşlanan bir tabiatı vardı. Eğitimin, çalışmanın baskısını kabul eden bir özgürlüğe gönül vermiştir. İlk şiirlerini yeniyetmelik çağına girer girmez yazmaya başladı; bir evren yarattı kendine göre. Daha o yaşlarda, boş zamanlarının bir kısmını, örneğin yelkenli bisiklet gibi yeni nakil araçları icat etmeye ayırıyordu.  Ergenlik çağına girince, meziyetleriyle övünen, kendisini dev aynasında gören -büyük bir adam- olarak değil düşünce olgunluğuna vaktinden önce eren bir yeniyetme olarak görünür. Hem heyecanlı hem tedbirli, hem sert hem yufka yürekli davranmasını bildi. İri yapılıydı; boyu bir metre seksen dört santimdi. Geniş omuzlarının arasında kocaman, hemen h...